SOMA: Sıra Sıra Mezarlar

13 Mayıs 2014’te Türkiye asla unutulamayacak bir acı yaşadı. Soma’da özel bir şirkete ait maden ocağında meydana gelen yangında resmi rakamlara göre 301 işçi yaşamını yitirdi. Ama kimse açıklanan resmi rakama inanmadı. Şirkete ait maden ocakları kapatıldı. Maden işçilerine maaşlarının ödeneceği söylendi. Ve bir çok söz verildi. Salı günü dünya tarihine acıların günü olarak geçti.

Soma’da yaşanan maden faciasının üstünden yaklaşık 2 ay geçti. Acılar hala aynı şiddetle devam ediyor. Maden ocağı kapatılmış, maden işçileri işsiz durumda. Hiçkimse gelecekte neler yaşanacağını bilmiyor. Soma’da yaşananları Soma dışındaki insanlar bilmiyor.

Ben de geçtiğimiz cumartesi günü gittim Soma’ya. Soma’da maden işçileriyle, Şehit madencilerin yakınlarıyla, siyasi parti yöneticileriyle görüştüm. Soma’da maden işçilerinin ve diğer vatandaşların gündemini takip ettim. Attığım her adımda, aldığım her nefeste acıyı hissettim. Soma’da halk çok farklı şeyleri konuşuyor. Tam bir kafa karışıklığı ve gelecek kaygısı yaşanıyor.

SENDİKA YÖNETİMİ

Faciadan 2 gün önce Maden-İş Yönetimine 2 şirketten yönetim kurulu üyeleri girmiş, şirket sendikayı eline almış.

ŞEHİT SAYISI

Soma’da hiç kimse 301 kişinin şehit olduğuna inanmıyor. Şehit sayısı 301’e sabitlenmiş. Hatta bir şehit eşi birden fazla şehide aynı numaranın verilip sayının düşük gösterildiğini söyledi. İşçilerin dediğine göre kazada yaşamını yitirenlerin sayısı 350’yi geçerse bölge olağanüstü afet bölgesi ilan edilmeliydi. Böyle bir durumda bölgedekilerin vergi borçları da siliniyormuş. Ölü sayısının 650 olduğu konuşuluyor Soma’da. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cengiz Ergün’ün ölü sayısını açıklaması üzerine arayıp fırça attığını söylüyor işçiler.

Soma’da son yerel seçimlerde MHP’nin ciddi yükselişi söz konusu. Son seçimlerde 20bin oy almış Milliyetçi Hareket Partisi.

AKP MİTİNGLERİNE KATILIM

Soma’da görüştüğüm maden işçileri AKP mitinglerine işten çıkartılma tehdidiyle götürüldüklerini belirttiler.

Facia yaşandıktan sonra şehir dışından vatandaşların Soma’ya gelip işçilere destek olmasından korkan emniyet sivil polislerle Soma esnafını gezmiş. Bu gezilerde sivil polisler esnafa Soma dışından gelenlerin provakasyon yapacağını, dükkanların camlarını kıracaklarını aşılamaya çalışmış. Ancak Soma halkı bu iddiaları boşa çıkartmış. Kimseye zarar gelmemiş. Esnaf polislerin TOMAlarından sıkılan tazyikli sulardan dolayı zarar görüp polise tepki göstermiş.

Görüştüğümüz bir CHP üyesi, Soma’da CHP’nin yapması gerekenleri MHP’nin yaptığını iddia etti. İş adamı Adnan Polat, Kınık’ta cemevi yaptırmış. Adnan Polat’ın bir maden ocağı kurma planı olduğu konuşuluyor.

Soma AKP ilçe teşkilatında bölünme yaşandığı iddia edildi. Belediye Başkanı’nın istifa etmek istediği, Başbakan Erdoğan’ın bu pisliği temizleyin öyle gidin dediği için istifa edemediği de Soma’da çokça konuşuluyor.

Soma’da maden şehitlerinin ailelerine dağıtılan maddi yardımlarda da tutarsızlık görülüyor. Bazı şehit ailelerine 1000 TL yardım yapılmış, kimisine 850 TL, kimisine 4000-5000TL.

SOMA KÜLTÜR PARKI’NDA DİRENİŞE BAŞLAYAN MADENCİLER

Bir grup maden işçisi, Soma Bülent Ecevit Kültür Parkı’nda direnişe başlamışlar. Buradaki işçilerle Soma’da kaldığım 2 gün boyunca görüştüm. İşçiler kendilerine eylemi bitirmeleri için baskı yapıldığını söylüyor. Soma Kaymakamı işçilere direnişi bitirin artık çok uzamasın demiş. Hatta ziyaretimin ilk gününde Emniyet Müdürü yardımcısı da gelmiş eylemi bitirin demiş. Parktaki işçilere her an müdahale edilmesi bekleniyor. CHP Zeytinburnu Gençlik ve Kadın Örgütleriyle beraber parka işçilerin yanına gittiğimizde kısa bir süre sonra 4-5 sivil polis etrafımızı sardı. Birbirleriyle sürekli iletişimde bulunan sivil polisler kim olduğumuzu, götürdüğümüz erzakların parkta kalmamasını, işçilerin evlerine götürmesini söyledi.

İşçiler bütün baskılara rağmen verilen sözler tutulana kadar geri vites yapmayacaklarını, söylediler. İşçiler kendilerine söz verildiğini, 10 gün içinde sözlerin gerçekleştirileceğini ama hiçbir gelişme olmadığını söylediler. İlk eylemleri 4 gün süren işçiler sözler tutulmayınca eylemlerine yeniden başladılar. Maden ocağında taşeron içinde taşeron kurulmuş. Ankara’da yetkililerle görüşen işçilere talepleriniz kolay bunları hallederiz demişleri kamuoyuna yapamayacakları sözleri vermişler. Ziyaretimin ilk gününde yaklaşık 15-20 kişi olan işçiler kendileri için zaman geçtikçe parçalanırlar denildiğini, kendileri hakkında kara propaganda yapıldığını verilen desteklerle moral bulduklarını belirttiler. İşçiler parkta bulunan çay bahçesi işletmecisine işçilere çay vs vermemesi için baskı yapıldığını söylüyor. Bazı işçiler maden faciasının kasten adam öldürmek demek olduğunu , ölenlerin şehit olmadığını savunuyor.

Kültür Parkta devam eden direnişe bütün madenlerden katılan işçiler var. maden ocaklarındaki şartlar düzeltilmek bir yana daha da kötüye gidiyor.

İşçilere verilen ve işçilerin takipçisi oldukları sözler şu şekilde:

1.Devlet tarafından denetimler yapılana ve teftiş raporları tamamlanana kadar kimse madenlere inmeye zorlanmayacak. gerekirse “önce biz ineceğiz, ondan sonra siz ineceksiniz”

2.Kimseye bu süre içerisinde çıkış verilmeyecek.

3.Maaşlar, tam şekilde eksiksiz ödenecek. Şartlar düzelene kadar gerekirse 7-8 ay devlet maaşları ödeyecek.

4.Maaşlar en az 2000 TL olacak.

5.6 maaş ikramiye verilecek.

6.Kanunda yer altında günlük 7.5 saat yazan çalışma süresi 6 saat olacak.

7.Haftalık çalışma saati 36 saati asla geçmeyecek.

8. Emeklilik yaşı 55’ten 49’a düşürülecek.

9.Ölen madenciler sivil şehit statüsünde sayılacak.

10. 1400-1500 TL arasında ölümk aylığı bağlanacak.

11.Ölen madencilerin yakınlarına TOKİ’den ev verilecek.

12.Ölen madencilerin yakınlarından 1 kişiye istihdam sağlanacak.

13. Resmi tatiller ve senelik izinler yeraltı sigortası olarak yatırılacak.

14.Taşeron sistemi kaldırılacak.

15.Uyar madencilikte çalışırken işsiz kalan işçilerin mağduriyeti giderilecek, işçilerin alacağı tazminatlar bir yasa çıkartılarak işsizlik fonundan ödenecek.

16. Tüm sorumlular yargılansın.

17. Madenler kamulaşsın.

DİRENECEĞİZ

DENETİMLER

Soma’da yaşanan maden faciasının meydana geldiği ocağın denetimlerde iyi notlar aldığı konuşulmuştu. Denetimlerle ilgili işçiler şu ifadeleri kullandılar:

Biz misafire oda hazırlıyoruz, süslüyoruz. Herkese odayı gösteriyoruz. Ama merdivenlere inen yok. Denetimlerde heyetin karşısında müdürlerin, müdürlerin arkasında da işçilerin olduğu, işçinin müdür yanındayken sorun ve sıkıntılarını anlatamayacakları konusunda hemfikirler.

İşçiler ileride ne olacağı konusunda fikir sahibi değiller, önlerini görememekten yakınıyorlar. Sendikalardan istedikleri desteği henüz görememişler. DİSK ziyaretlerine gelmiş.Türkiye Maden-İş’i 3-4 gün aramışlar, ancak gelmişler.

CHP Soma İlçe Başkanı, maden faciasından sonra yaptıkları ziyaretler ve görüşmeler sonunda madenci ailelerinin tepki anlamında 3 gruba ayrıldığını söyledi. 1.grup faciayı ihmal değil bu mesleğin kaderi olarak görüyor. 2.grup yaşananlara çok tepkili. Bu gruptaki ailelerin çoğunluğunu Alevi aileler oluşturuyor. 3.gruptakiler ise yaşananların farkında. Facianın ihmalden öte kasıtlı olduğunu düşünüyor. Ama çok fazla tepki göstermiyorlar. Tepki gösteren gençlere de yaşlılar engel oluyor.

Bilirkişi raporuna göre kaza anında 25 C olması gereken yaş sıcaklık 46C olarak ölçülmüş.

Soma’da maden ocaklarında çalışan 12 binin üzerinde işçiden direniş nöbetine 20 işçi dönüşümlü olarak geliyorlar.

1 DK DURMAYA TAHAMMÜLLERİ YOK”

Maden ocaklarında planlanan üretimin katlarca üstüne çıkılması normalleşmiş durumda. Üretimi arttırmak için makineler sürekli çalışıyor. İşverenin 1 dakika durmaya tahammülü yok. Bazı işçiler bant makinelerine kollarını kaptırırken bantın durdurulmadığını, üretimin devam ettiğini, yanlarında iş arkadaşları olmasa belki de yaşamlarını yitireceklerini söylüyorlar. Bazı işçiler de raporluyken kendilerine çıkış verildiğini, zorla istifa edilmeye zorlandıklarını belirtiyorlar.

Ziyaretimin 2.gününde gittiğim işçiler ilk günkü ziyaretimizden sonra yaklaşık 500 kişinin kendilerine destek vermek için geldiklerini söylediler. Psikologlar da destek vermek, işçilerin sorunlarını dinlemek için ziyaret etmişler.

Maden ocaklarında çalışan işçilerin maaşları yaptıkları iş ve aldıkları riske göre çok komik rakamlarda. Ocaklarda çalışan işçilere 1500-1600 TL civarında maaş veriliyor. Mecliste görüşülen yasa tasarısında taban asgari ücretin 2500 TL olarak belirlenmesi bekleniyor. Soma’da şuanda maden ocaklarının kapanmasıyla 4000 işçi işsiz kalmış. Direnişçiler, işçilerin %50*%60’ıyla iletişime geçmiş. Devlet, maden şirketi maaşlarınızı vermese de biz vereceğiz demiş. İşçilere 2 maaş ödenmiş.

MADENCİ KURULTAYI

Soma gezimin 2.gününde Öğretmen Evi’nde Madenci Kurultayı yapıldı. Yaklaşık 50-60 civarında işçinin katıldığı kurultayda işçiler sorunlarını, yaşadıklarını anlattılar, sendikaya yönelik eleştirilerini ve çözüm önerilerini, sendikal anlayışı tartıştılar.

Kurultayda konuşan işçilerden Eren Malkoç, 13 Mayıs’ı kara gün ilan ettiklerini, 301 işçinin ruhunu incitmemeleri gerektiğini söyledi. Ankara’ya Soma maden ocaklarıyla ilgili görüşmeye giden heyetin içinde yer alan Malkoç, faciadan sonra gelen herkesin avuç avuç gözyaşı döktüklerini, acınız acımızdır dediklerini söyledi. Hergün evden işe giderken “acaba bugün ölecek miyim?” diye düşündüklerini ifade eden Eren Malkoç, “Ölüm Allah’ın emiridir ama mesleğin fıtratında olmamalı” dedi. Eve ekmek götürmeye paraları olmadığını söyleyen Malkoç, maden ocaklarının kapatılmamasını, gerekli yasaların çıkartılıp güvenlik önlemlerinin sağlanarak açılmasını istediklerini belirtti. Eren Malkoç, meclise gelen madenci yasasının 70, milletvekilleri maaşlarının 550 milletvekiliyle görüşüldüğünü de belirtti.

Madenci Kurultayı’nda konuşan işçilerin söylemlerinden öne çıkanlar şu şekilde oldu:

-Sendika sahip çıkmadı. Gelecek karanlık. 3 ay sonra iş yerleri açılacak mı bilinmiyor. Madende çalışanların birçoğunun kredi borcu var. Dünyada Soma için hala ağıtlar yakılırken, Türkiye’de unutuldu.

-Enerji Bakanı, kazadan önce ziyaret ettiği maden ocağıyla ilgili Türkiye’nin en iyi madeni dedi. Faciadan sonra işçilerin yaptığı eyleme 20 işçi katıldı. Faciadan sonra maaşların iki katına çıkartılacağı, şehit ailelerine yardım edileceği söylenmiş ve verilen sözler tutulmamış.

-Ocaklarda üretim gergün bir kat artıyor. Buna rağmen maaşlar aynı şekilde devam ediyor. bu durumda biz de hatalıyız.

-Şirketin seçtiği sendika yöneticisini devirdik. 3 gün sonra istenmeyen adamlar yine aynı koltuğa geldi. Patronlar yine aynı adamların arkasında durmaya devam ediyorlar. Yaşanılan baskılara karşı örgütlenmeden hiçbirşey yapamayız.

-Sendika işten çıkartılan işçilere sahip çıkamıyor. 1997-98’lerde İmbat’ta maden ocağının genel müdürü sendikayı kapıda esas duruşta beklerdi. şimdi ne oldu, ne değişti?

-Sendikalar ihanet içindedir. Çin’in yıllar önce kullanmaktan vazgeçtiği gaz maskelerinin kullanıldığı belirtildi. Sendika delegelerini patronlar belirliyor.İşçi bilinçsiz, dağınık ve örgütsüz durumda. Ayda 15 Bin TL Maaş alan sendika yöneticisi artık yöneticiliği meslek haline getirmiştir. Garnizon Komutanıyla, Kaymakamla oturur içer, işçi umurunda olmaz. Maden işçileri örgütlenip kendi haklarını savunmalı. Soma’da tarım bitirilmiş, işçiler madende, fabrikada ucuz iş gücü haline getirilmiş. 15 sene önce madencileri bu koşullarda madende çalıştıramazdınız. İşsizlik insanları bu koşullarda çalışmaya mecbur durumda bırakmış. sendikal büroksasinin bitirilmesi gerekmektedir.

Toplantıya katılan Emeğin Partisi (EMEP) Merkez Yöneticisi, eski sendikacı Sabri Topçu, taşeron cinayettir diyerek umudun kaybedilmemesi gerektiğini söyledi. Topçu, Soma’dan sonra Türkiye’nin her yanında eylemler yapıldığını, bilinç artması yaşandığını ve heryerde buna benzer toplantılar gerçekleştirildiğini ifade etti.

Soma’daki maden faciasında hayatını kaybeden işçilerin yaş ortalaması 25-30 arasında bulunuyor. Soma sıra sıra mezarlar haline getirildi.

Kurultayda Zonguldak Büyük Madenci Yürüyüşlerinde, eylemlerinde bulunan işçiler de katıldı. burada geçmişten deneyimlerini aktaran işçiler, 1992’de Zonguldak esnafına, çiftçisine, “Ben Yoksam Sen de Yoksun” dediklerini, bu şekilde yüzbini aşkın insanı harekete geçirdiklerini ifade ettiler.

Kurultayın sonunda taleplerin gerçekleştirilmesi gerektiğinin altı çizildi. kurultayın talepleri şu şekilde:

-Bütün sorumlular yargılansın.

-Taşeron çalışma yasaklansın.

-Ocaklar kamu eliyle işletilsin.

-İşçi sağlığı, iş güvenliği mevzuatı yenilensin.

-Denetimler tam yapılsın.

-Madenlerde yaşam odası zorunlu olsun.