Laz Kültür Derneği Çalışmalarına Devam Ediyor !

Karadeniz’in yeni asi çocuğu Niyazi Koyuncu, Laz Kültür Derneği’nde düzenlenen etkinlikte ilk albümü Muço Pa!’yı imzaladı.

Derneğin Beyoğlu’ndaki merkezinde düzenlenen imza gününde açılış konuşmasını dernek başkanı Mehmedali Barış Beşli yaptı. Niyazi Koyuncu ile tanışmasını, anıları anlatan Başkan Beşli, Niyazi Koyuncu’nun küçük yaşlardan beri bir sürecin içerisinde olduğunu, şimdi de bir albüme imza attığını söyledi.

İlginin yoğun olduğu etkinlikte Niyazi Koyuncu albümünü imzalarken, sevenleriyle de fotoğraf çektirdi.

Laz Kültür Derneği’nin amacını, projelerini dernek başkanı Mehmedali Barış Beşli’ye sorduk. DSCF1524

EK :  Derneğiniz, kuruluş amacınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

MBB :  Derneğimiz 1992’de başlayan Laz Kültür Hareketinin devamı olarak 2008’de kuruldu. Amacımız Laz dilinin, kültürünün yaşamasını, bizden sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır.

EK :  Dernek olarak bugüne kadar hangi çalışmaları yaptınız?

MBB :  Bugüne kadar 4 sayı Skani Nena dergisi çıkarttık. Svacoxo (Lazca Yer Adları), Lazuri Tekstepe (Lazca Metinler), Şkuni Çara (Laz Edebiyatı) kitaplarını bastırdık. Nananena Ndğa (Uluslar arası Anadili Günü) etkinliği yaptık. İlk kez gerçekleşmiş olan bu etkinlikte sadece Lazca konuşulmuş, Lazca şarkılar söylenmiştir. Özellikle Atelya Lazuri çok önemlidir. Burada katılanlar Laz tarihini, Laz kültürünü öğrenme imkanı bulabiliyorlar. Derneğimiz Laz şahsiyetlerini de anmakta, yeni kuşaklara anlatmaktadır.

EK :  Anadillere şüpheyle bakanlar bulunuyor. Siz ‘Biz Lazca’yı eğitim ve sosyal hayatta da kullanmak istiyoruz mu diyorsunuz yoksa Lazca bizim kültürümüzdür, biz bu kültürün yaşamasını istiyoruz” mu diyorsunuz?

MBB :  Bizim öncelikli kaygımız bu dilin, bu kültürün yaşamasıdır. Bu dil nasıl yaşatılır? Kimisine göre Lazca televizyon kanalı bu dilin yaşaması için gereklidir. Kimisine göre okullarda Lazca dersi olmalıdır. Kimisi de Lazca eğitimi savunabilir. Türkiye bugün farklı bir noktadadır. 10 yıl önce Lazca ya da başka bir anadilde seçmeli ders olacağı söylense pek inanılmayabilirdi. Ama bugün farklı. Şöyle bir kaygı taşımamamız gerekiyor. Lazca eğitim talebi acaba bölücü bir talep olabilir mi? Hayır olamaz! Çünkü biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Lazlarız. Bizi farkımız nedir? Dilimizdir. Dedemden, babaannemden öğrendiğim bu dilin gelecek kuşaklara aktarılmasını istiyoruz. Bunun yolu da eğitimden geçiyorsa öyle olsun. Televizyondan geçiyorsa öyle olsun. Meseleye dayanak yaptığınız nokta çok önemlidir. Bizim dayanağımız bu ülkede bugüne kadar yaşadığımız gibi ancak anadilimizin tehdit altında olmadığını görerek yaşamaktır.

Lazca TV Yayını

EK :  Gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeler nelerdir?

MBB :  Şuanda en çok Ardeşen’deki Gelişim televizyonunun Lazca yayın yapmasıyla ilgileniyoruz. Biz İstanbul’dan bu yayını nasıl destekleriz onu planlıyoruz. Yakın zamanda yine bir kitap projemiz olacak ama bu sefer ki çok sıra dışı olacak. Küçük Prens öyküsünü Megrelce’ye çevireceğiz.

EK :  Türkiye’de başka anadiller de var. Ancak Lazca’nın hissettirdiği duygu çok farklı, ilgi çok farklı. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

MBB :  Herkesin ana dili kendine güzeldir. Ama Laz figürü genel anlamda Türkiye’de bir sorun olarak algılanmaz. Kazım Koyuncu gibi bir sanatçının var olması, insanların Karadeniz müziğine karşı ilgi ve sempati duymasına sebep oldu. Bir yandan da dilde de bir sempatiklik var. Bu müzik olumlu karakterlerin elinde işlenince sanıyorum insanların sempatisi daha da artıyor.