Aydınlıktan Korkanlar Partisi

gökyüzüAKP 3 seçimdir hepimizin bildiği üzere iktidarını devam ettiriyor. Hem de oy oranını her seçimde daha da arttırarak ilerliyor. İlk kazandığı seçim 2002 yılında %34.43, ikinci seçim, 2007 yılında %47.2 oy oranı tutturan AKP son kazandığı seçimde 2011’de ise %49.9 olmuştu.

AKP’nin üst üste 3 genel seçim, 2 yerel seçim ve 2 referandum kazanması halkın bazı kesiminde psikolojik baskı oluşturmaya başladı.

Hükümet ilk olarak Cem Uzan gibi bir adamı devirerek başladı operasyona. Arkasından Doğan Medya Grubunu ve Türkiye’nin vergi rekortmeni Aydın Doğan’ı yüksek vergi cezalarıyla sindirdi. Medyayı ele geçirdi. Hemen peşinden Tuncay Güney şarlatanının attığı çamurlardan yola çıkarak önce Ergenekon, sonra Andıç, İrticayla Mücadele Eylem Planı-Islak imza, Balyoz Davaları, komutanlara suikast iddiası, Bülent Arınç’a suikast iddialarıyla Türk Ordusunun kozmik odasına girdiler, kahraman komutanlarını esir aldılar. TSK’da atayacak komutan bırakmadılar. Türk Ordusunu sindirmeye çalıştılar.

Halkın bazı kesimlerine korku verdiler. Yıllardır söylediğimiz “Korku İmparatorluğunu” ilan ettiler. Herkes özellikle de aileler korkuyorlar. “Aman evladım boş ver sen mi kurtaracaksın vatanı!” diyorlar.

Halbuki günümüzde Türkiye’de tam tersi durumlar söz konusu. Düşünün! Her gittiği yere koruma ve polis ordusuyla giden Kemal Kılıçdaroğlu mu? Tayyip Erdoğan mı?

Üniversitelerde yumurta yağmuruna tutulan Devlet Bahçeli mi? Maçlarda ıslıklanan yuhalanan Saadet Partisi Lideri Mustafa Kamalak mı? CHP milletvekili Süheyl Batum gittiği zaman mı Denizli’de TGB büroları basılıp TGB’liler gözaltına alınıyor? Aydınlık, Sözcü Gazeteleri yandaş oldukları için mi AKP Genel kuruluna giremediler? Yoksa AKP’yi korkuttukları için mi? Kanaltürk sadece borçları için mi satılmak zorunda kaldı? Ulusal Kanal Ulus’AK Kanal olmadığı için mi defalarca kez basıldı?

Demokratikleşme Paketi’nin açıklandığı gün Aydınlık, Yurt, Birgün, Evrensel Gazeteleri demokratikleşmeye ihtiyaçları olmadığı için mi davet edilmediler?

Onlar korktukça saldırıyor, saldırdıkça daha da vahşileşiyorlar. Bizlerse onlar saldırdıkça daha da kararlı hale geliyoruz. Hiçbir zaman korkmadık biz bunlardan. Kanlı 1 Mayıs’ta da korkmadık, Sivas Madımak’ta da, Kanlı Pazarda da, Çorum’da Maraş’ta da. Tandoğan’da da kafa tuttuk, Çağlayan’da da, Gündoğdu’da da. Diyarbakır Bayrak Mitingi’nde de korkuttuk onları, Samsun’da da. 29 Ekim 2012’de gündüz Ankara’da, akşam Kadıköy’de, 13 Aralık 2012 ve 18 Şubat 2013’te Silivri’de “Durduramayacaklar Halkın Coşkun Akan Selini” dedik.

En son Haziran direnişinde de gördük. Bir avuç çapulcu dedikleri milyonlarca insan onlarca şehirde iktidara karşı sokaklara çıktı. Hem de her şeyi göze alarak. 6 pırıl pırıl genç yaşamını yitirdi. Gözünden olanlar var.

156924_4806136202098_1736930108_n

 
Direnişe katıldı diye işinden olan gazeteciler, doktorlar, vatandaşlar var. İktidar yetkilileri tepkiler arttıkça daha da sertleşti. İktidar sertleştikçe tepkiler de arttı. Dünya tarihinde görülmemiş bir direniş sergilendi. Forumlar düzenlendi. Evet bu direnişin devrime gitmesi belki de imkansızdı. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak bu topraklarda. Bunu da herkes gördü..
Gelelim neden korktuklarına. Aslında çok basit bu sorunun cevabı da. Aydınlıktan korkuyor, karanlığı seviyorlar. Tarih boyunca esareti kabul etmeyen bu millet en son 1919’da ayağa kalkmış ve bırakın Vahdettinleri, Damat Feritleri, bütün dünyaya diz çöktürmüşlerdir.

Yaz kızım!

Ve artık Türk gençliği üzerindeki ölü toprağı atmaya başladı. Çok iyi biliyorlar ki “Elle, taşla sopayla, neyimiz varsa” cumhuriyeti koruyacağız.

Yaz kızım:

Damarlarımızdaki asil kandan aldığımız yetkiye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve kollamaya devam edeceğiz. Memleketin dahilinde gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunanlara inat !

 

Tüm yayın hakları Ercan KÜÇÜK’e aittir.

Yayınlanan adresler:

http://kemalistgenclik.org/2013/03/07/aydinliktan-korkanlar-partisi/