Algı ABA Özel Eğitim Merkezi

Algı  ABA  Özel Eğitim  Merkezi Beşiktaş Belediyesi ile ortaklaşa Akatlar Kültür Merkezi’nde ABA Uzmanı Niky Nükte Altıkulaç’ın sunumuyla Özel Gereksinimli Çocuklarda ABA Eğitimi konulu bir konferans gerçekleştirdi. Konferansta ABA Uzmanı Altıkulaç, ABA’nın ne olduğunu, aşamalarını ve dünyadaki yerini anlattı. ABA hakkında bilinen yanlışları da düzelten Altıkulaç ABA’nın bir tedavi değil terapi yönetimi olduğunu belirterek örneklerle ABA’yı açıkladı. Özellikle kadınların ilgi gösterdiği konferansta katılımcılar bu tür etkinliklerin daha sık yapılması gerektiğini belirtip, yaşadıkları sıkıntıları paylaştılar. 2 saati aşan konferansı herkes başarılı bulurken Algı ABA Özel Eğitim Merkezi yöneticilerine teşekkür ettiler.

Algı ABA Özel Eğitim Merkezi kurucu ve yöneticileri Parin Yakupyan ve Selim Parlak ile Türkiye’de ABA’yı ve bu kurumu neden kurduklarını konuştuk.

 

Ercan Küçük (E.K.) :  Otizmle mücadeleye ve ABA eğitimine nasıl başladınız?

Parin Yakupyan (PY) : Algı Özel Eğitim 2007’de kuruldu. 3 koldan oluşuyor;

-Tam gün grup eğitimi programı,

-Rehabilitasyon merkezi

-Yoğun Eğitim Sistemi (YES). Bir kolu da ABA eğitimidir.

Türkiye’de ABA adıyla terapist yetiştirilmiyor. 2012’de Selim Bey (Parlak) Amerikalı ABA uzmanı Nıcky Nükte Altıkulaç ile bir seminerde tanıştı. Kendisiyle Türkiye’de seminerler zinciri yapmak üzere anlaştık. ABA eğitimcileri yetiştirip, sertifika veriyor. (YES) Süpervizörlüğümüzü yapıyor.

EK :  Sizin de çocuğunuza otistik teşhisi konmuştu. İlk nasıl anladınız?

PY :  Oğlum Garen 2 yaşına kadar normal bir gelişim gösterdi. Ama 2 yaşında otistik özellikler göstermeye başladı. Göz kontağını kaybetti, kelimelerini yitirdi. Çocuk psikiyatristine gittiğimizde “otistik kapanma” teşhisi konmuştu. Sonradan öğrendik ki bu teşhis aslında ailelere otizmi yumuşatarak söylemenin yoluymuş. Hemen eğitimlere başladık. Bizim dönemimizde ABA’nın Türkiye’de uygulaması hemen hemen hiç yoktu. Benim oğlum 5 yaşına kadar haftada bir saat eğitim aldı. Bu eğitim ona hiçbir zaman yeterli olmadı. 5 yaşından sonra aldığı YES ile gelişti. Şuanda 6. Sınıfta ve normal okula gidiyor, SBS’lere giriyor.

EK :  Faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Selim Parlak (SP) :  ABA Amerika’da yıllardan beri uygulanan bir program. Oradan birisinin aramıza katılması ufkumuzu genişletti. Nükte Hanım’ın süpervizörlüğünde  bu yıl yeni bir şube daha açtık. Burada ABD’deki ABA kliniklerinden birini oluşturmaya çalışıyoruz. Nükte Hanım 6 haftada bir geliyor. ABBLSS değerlendirmesini uyguluyor. Onun olmadığı zamanlarda da ben ve koordinatörümüz Yeşim Hanım devam ettiriyoruz. 6 ay- 1 yıllık periyotlarda ölçümler tekrarlanıyor. PEP-R, GOBDÖ gibi ölçümleri uygulayarak çocukların gelişimini istatiksel olarak da takip ediyoruz. Bütün sınıflarımız kamera ile takip ediliyor. Her öğretiyi gerçekleştirerek beyindeki  atrofileri ortadan kaldırmaya çalışıyor, yeni yeni öğretilerle beynin öğrenilmemiş kısımlarını geliştiriyoruz. Yani öğretiyoruz.

EK :  Ortak çalışma yaptığınız kurumlar var mı?

SP :  All Kids First ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Bir de Trakya Üniversitesi ile engellilere yönelik bilgisayar programı yapma çalışmamız oldu.

EK :  Devletin otistik çocuklara bakışı ne durumda? Sizce devletin bu konudaki çalışmaları yeterli mi?

PY :  Devlet tüm engellilere aynı gözle bakıyor. Devlet ayda  8 saat bireysel eğitim hakkı veriyor. Ama bu otistik çocuklarda günde 8 saat olmalı. Çocuk engelli olarak devam ettiğinde devletin üzerindeki maliyet de çok daha yüksek oluyor.

EK :  Son söz olarak okurlarımıza söylemek istediklerinizi alabilir miyiz?

PY :  Farkındalık diyorum. Özellikle otizmli çocukları farklı görmesinler. Onları dışlamak yerine kazanmamız gerekiyor. Bugün normal bir çocuğa bir şeyler öğretmen çok kolay. Ama öğretmenlerin görevi zoru başarmak. Bizim bütün çocuklarımıza destek versinler.

SP :  Yurt dışındaki özel eğitimle ilgili modellere dikkat etmemiz, onları örnek almamız gerekiyor.  Özel gereksinim gösteren çocuklarla ilgili yapmamız gereken aslında çok basit; onları kaynaştırmaktır. Bu da sınıf öğretmenlerinin biraz daha sağduyulu davranmasıyla olur.

PY :  Kaynaştırma eğitimiyle ilgili müfredatta destek öğretmen tanımı var. Devlet destek öğretmeni sağlayamıyor. 40 kişilik sınıflarda öğretmen diğer öğrencilerle mi ilgilensin, bizim çocuklarımızla mı? Destek öğretmen olursa bu sorun çözülecektir.