1 PARTİ, 2 ADAY: CHP.. EKMELEDDİN İHSANOĞLU.. EMİNE ÜLKER TARHAN

Türkiye, 30 Mart Yerel Seçimlerinden çıkar çıkmaz 10 Ağustos’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendi. Bütün siyasi liderler her fırsatta konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. MHP’nin Çatı Aday formülünü geliştiren CHP’nin gösterdiği aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismi üzerindeki tartışmalar halen devam ediyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismi özellikle CHP tabanında büyük rahatsızlık ve şaşkınlık yarattı. Aleviler de İhsanoğlu’na oy vermeyeceklerini açıkladılar.

Tabanın bir kısmı bu adayın CHP’ye yakışmadığını ve oy vermeyeceğini söylerken, bir kısmı Genel Başkanın önerdiği bu adaya oy vereceklerini, vermek zorunda olduklarını söylüyor. Bir kısım CHP’li de partinin içinde İhsanoğlu’ndan rahatsızlık duyanların 2. bir aday çıkartacaklarını söylüyorlardı. Ve haklı da çıktılar.

Özellikle basında İhsanoğlu’na karşı olan Deniz Baykal ve ekibi, Solcular ve Ulusalcıların 2. aday için çalışma yaptıkları yer almıştı. Bu çalışmaların sona geldiği anlaşılıyor. CHP içinden Cumhurbaşkanlığı için 2.aday çıkartılıyor. Emine Ülker Tarhan’ın adaylığı için açılan imza listesine ilk imzayı atan CHP Eskişehir Mileltvekili Süheyl Batum oldu. Batum’un ardından 2. imza CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’dan geldi. Emine Ülker Tarhan’a 3. imza CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’den geldi. İmzaların devamının gelmesi hiç kimseyi şaşırtmasın.

Süheyl Batum’un İmzasındaki Önemli Detaylar?!BrKZ49NIQAACx1K

Süheyl Batum’un imza attığı dilekçeye dikkalice bakarsanız Batum’un kişisel hazırladığı bir dilekçe olmadığını anlarsınız.  Çünkü dilekçede metin olarak “10 Ağustos 2014 günü 1.turu yapılacak olan 12.Cumhurbaşkanlığı seçimi için önerdiğimiz aday Emine Ülker Tarhan olmalıdır” deniyor. Adayım denmemiş dilekçede, adayımız denilmiş. Ve dilekçenin altında atılacak 20 imzanın yerleri hazırlanmış. Kişisel bir dilekçe olsa Süheyl Batum en alta sadece kendisinin imzasını atardı.

Peki Emine Ülker Tarhan gerçekten doğru aday mı?

Hemen CHP’nin adaylık çalışmaları sürecinde açıkladığı Cumhurbaşkanlığı kriterlerine bir bakalım:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu 2 Haziran 2014’te TBMM’de düzenlediği basın toplantısında kriter konusunda şunları söylüyordu:

“Demokrasiye, özgürlüklere, insan haklarına, kadın erkek eşitliğine, laikliğe, cumhuriyetin temel ilkelerine sahip çıkan birikimli yaşam tarzıyla bizi içeride ve dışarıda temsil edecek bir aday arıyoruz”

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi 29 Mayıs 2014’te basında yer alan TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Aday kriteri hakkında şu açıklamaları yapmıştı:

“Türkiye’nin adayı olsun istiyoruz. Herkesi kucaklayan bir Cumhurbaşkanıolsun. Sadece bir partinin adayı şeklinde bir Cumhurbaşkanı tarifini doğru bulmuyoruz. Bizim yaklaşımımızla bu aday başka siyasi görüşlere bile mensup olabilir. Önemli olan demokrat olmasıdır, barışçıl olmasıdır, insan hak ve özgürlüklerini içselleştirmiş olmasıdır”

Peki ya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı kriterleri nelerdi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eskişehir’de CHP’li belediye başkanları ile yapılan‘ Büyük Buluşma’ toplantısında şunları söylemişti:

“Oraya seçilecek kişinin hepimizi kucaklaması lazım. Hepimizin gönlünden geçen ‘işte bu benim cumhurbaşkanım olabilir’ diyecek bir kişi olması lazım.”

Bu açıklamalardan sonra CHP Cumhurbaşkanlığına halkın tanımadığı, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği yapmış olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdi. Bu isim CHP’nin gösterdiği kriterlerle çelişkili bir isim olarak görünüyor kamuoyunda. Ve AKP’nin muhtemel Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hayli şanssız gözüküyor. Kaldıki CHP, MHP İhsanoğlu’nu aday gösterirken AKP’ye oy veren muhafazakar kesimden oy almayı hedeflerine yerleştirmişler.

30 Mart 2014’te yapılan yerel seçim sonuçlarına bakıldığında AKP’nin oy oranı %45.6 gözüküyor. Yani muhafazakar oylar en fazla bu kadar. Onun karşılığında AKP’yi istemeyen,muhafazakar çizgide olmayan oyların oranı %54.4’ü buluyor. Yani çoğunlukta.

Bu %56.4’te peki hangi kesimler var?

Bu oy oranına baktığımızda Gezi Direnişine katılan gençleri, Aleviler’i, Yurtseverleri, cumhuriyetçileri, komünistleri, LGBT Bireyleri, laikleri, sosyal demokratları, Kemalistleri görüyoruz. Yani CHP gibi bir partinin Cumhurbaşkanlığına aday göstereceği isimin bu kitleye yönelik olması muhafazakar kitleye yönelik olmasından çok daha mantıklı olurdu. Üstelik tabanı da kızdırmamış olurdu. Adayın belirlenmesi sürecinde bırakın tabanı milletvekillerine bile sorulmamasından hiç bahsetmiyorum bile..

Az önceki sorumuzu geliştirerek şimdi cevap verelim:

Peki Emine Ülker Tarhan gerçekten doğru aday mı? Emine Ülker Tarhan asıl hedef kitleden oy alabilir mi? 

Aslında öyle süslü püslü cümlelerle övülmeye ihtiyacı yok Emine Ülker Tarhan’ın. Geçmiş kariyeri, çalışmaları, yazıları, cümleleri Tarhan’ı yeterince tanımaya yetiyor zaten.

BrKtervIMAAS5xGEmine Ülker Tarhan, milletvekili olmadan önce YARSAV Kurucu Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Hukuka saygı, hukukun korunması, bağımsızlığı konusunda kendisine laf söyleyecek hiçkimse yoktur. Laikliğin, Cumhuriyetin, insan haklarının, demokrasinin yılmaz savunucularındandır. Kimseyi ayrıştırmamış, ötekileştirmemiş, ötekileştirilenlere sahip çıkmıştır. Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle halkı kucaklayıcı bir isimdir. Özgürlük hakkında mecliste Gezi Direnişi konulu açıklamasında “Buradan ilan ediyorum, özgürlük mücadelesi bir aşırı uçsa biz aşırı uçtayız” cümlelerini kullanmıştı.

BirGün Gazetesi’ne verdiği röportajda kendisiyle ilgili soruları yanıtyalan Emine Ülker Tarhan kendisinin Devrimci olduğunu, dünyaya soldan baktığını açık yüreklilikle şu cümleleriyle ifade etmişti:

“Sen nesin?” dediklerinde ulusalcı, devrimci, sosyal demokrat, solcu, aydınlanmacı diye saydıklarında… Bana en yakın gelen devrimciliktir. Devrim ruhuna ve hayalleri gerçek yapan şeyin cesaret olduğuna inanırım.”

Kadın Erkek eşitliği ve erkek hegomanyalı yapı hakkında da Tarhan “Sadece söylenenleri yapan, vitrinde duran renkli bir süs biblosu olmamı bekliyor olabilirler ama ben öyle olmayacağım.” diyerek kendisini ifade ediyor.

Nisan 2014’te düzenlenen bir yemekte Emine Ülker Tarhan, CHP’nin kadın temsili anlamında HDP’nin gerisinde kaldığını belirtmiş, “Bize söz verdiniz; kadın belediye başkanlarımızın, belediye meclis üyelerimizin sayısı artacak diye, ama bu gerçekleşmedi”  diyerek partisine eleştiri getirmişti.

Gezi Direnişi döneminde kot pantolonuyla geldiği Ankara Kızılay’da milletvekili arkadaşları ve vatandaşlarla birlikte polis müdahalesine maruz kalmış, biber gazı yemişti. eminelker

Emine Ülker Tarhan savunduğu fikirleriyle Cumhuriyetçi, Ulusalcu, Laik, sosyalist kesimlerden de oy alabilecek bir isim. Ve daha şimdiden başta CHP tabanı olmak üzere birçok kişiye heyecan getirdiği kesin. Ekmeleddin İhsanoğlu’na gönülsüz çalışacak CHP tabanının Emine Ülker Tarhan için aşkla çalışacağı kimseyi şaşırtmaz.

Bundan sonraki süreçte kararı CHP Yönetimi ve CHP tabanı kendisi verecek. Atatürk’ün Çankayası’na yakışmayacak Ekmeleddin İhsanoğlu’na, “Tayyip Erdoğan seçilmesinde kim seçilirse seçilsin, İhsanoğlu güçlü aday” diyerek oy mu verecek? Yoksa Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır bir isim olan kadın Cumhurbaşkanı adayı Emine Ülker Tarhan’a mı oy verecek?

Unutmayalımki “İhsanoğlu, Tayyip Erdoğan’ı devirecek tek aday!” söylemiyle birçok kesimin demokratik hakkını gaspederek İhsanoğlu’na oy toplamak siyasi ahlaksızlığını yapmak Tayyip Erdoğan’ı Çankaya’ya çıkartmak demek olacaktır.

Umarım Türk Milelti tercihini doğru yönde yapar ve karanlık yerine aydınlığı tercih eder.

Ercan Deniz Küçük